top of page

Yavaş Günler: Ebeveynler İçin Evde Mikro Mola Ritüelleri

Ebeveynlik çoğu zaman büyük sorumluluklar, sürekli dikkat hâli ve hiç bitmeyen bir zihinsel yükle birlikte gelir. Çocukların ihtiyaçlarını takip ederken, kendi ihtiyaçlarımızı ertelemeye o kadar alışırız ki, bir süre sonra bedenimizin ve duygularımızın sesini duymakta zorlanırız. Yavaşlamak tam da burada, bir lüks değil; bir ihtiyaç olarak kendini gösterir.

Yavaşlamak her zaman uzun tatiller, sessiz inzivalar ya da büyük yaşam değişiklikleri anlamına gelmez. Günün içine serpiştirilen küçük duraklar, yani mikro molalar, sinir sistemini sakinleştirmenin ve kendimizle yeniden temas kurmanın güçlü yollarından biridir. Bu molalar bazen sadece birkaç dakika sürer ama etkisi günün tamamına yayılabilir.

Sabah herkes uyanmadan önce içilen bir bardak suyu ayakta değil de oturarak içmek, pencereye bakıp gökyüzünü fark etmek, akşam çocuk uyuduktan sonra telefon yerine loş bir ışıkta oturmak… Bunların hiçbiri “verimli” olmak zorunda değildir. Ama tam da bu verimsizlik hâli, ruhu besler.

Bu mikro ritüeller, ebeveynin iç dünyasında yumuşama yaratır. Daha yumuşak bir ebeveyn ise çocuğun duygularına daha açık, daha sabırlı ve daha kapsayıcı olur. Çünkü çocuklar bizim söylediklerimizden çok, nasıl bir hâlde olduğumuzuhisseder. Yavaşlayan bir beden, daha güvenli bir alan sunar.

 
 
bottom of page