Sanatla Bağ Kurmak: Çocuklarla Sonuç Odaklı Olmadan Üretmek
- Dilara Gevher

- 19 Oca
- 1 dakikada okunur
Çocuklarla yapılan sanat etkinlikleri çoğu zaman yetişkin beklentileriyle şekillenir. “Güzel olsun”, “çerçevelenebilsin”, “bir işe benzesin” gibi düşünceler, farkında olmadan sürecin önüne geçer. Oysa sanat, özellikle çocuklar için, bir sonuç değil bir ifade alanıdır.

Bir çocuk boya yaparken, çizdiği şeyin ne olduğu kadar, o sırada ne hissettiği de önemlidir. Renkleri karıştırmak, kağıdı yırtmak, çizgileri üst üste geçirmek; bunların hepsi iç dünyadan gelen doğal ifadelerdir. Bu noktada ebeveynin rolü yönlendirmek değil, tanıklık etmektir.
“Bu ne?” yerine “Bunu yaparken nasıldı?” diye sormak, çocuğun duygusal farkındalığını destekler. Yorum yapmadan, düzeltmeden, sadece orada olmak; çocuğa “Olduğun hâlinle kabul ediliyorsun” mesajını verir.
Bu yaklaşım ebeveyn için de dönüştürücüdür. Kontrol ihtiyacını biraz gevşetmek, her şeyin bir anlamı ya da sonucu olması gerekmediğini hatırlatır. Birlikte üretilen o dağınık masanın etrafında, ilişki derinleşir. Sanat burada bir amaç değil, bir bağ kurma yolu olur.


