top of page

Ellerle Düşünmek: Kil, Toprak ve Yavaş Üretmenin Gücü

Kil ile çalışmak, modern hayatın hızına karşı sessiz bir direnç gibidir. Eller toprağa değdiğinde, zihin doğal olarak yavaşlar. Özellikle evde kendi kendine kuruyan kil ile yapılan çalışmalar, çocuklar ve yetişkinler için erişilebilir ve güvenli bir üretim alanı sunar.

Kil, hemen şekil almaz. Bastıkça çöker, bırakınca çatlar, yeniden yoğurmak ister. Bu süreç, çocuklara denemeyi, vazgeçmemeyi ve sabretmeyi öğretir. Aynı zamanda duyguların söze dökülmeden dışa vurulmasına imkân tanır.

Ebeveynler için kil, düşünmeden üretmenin nadir alanlarından biridir. Ortaya çıkan nesnenin “işe yarar” ya da “güzel” olması gerekmez. Önemli olan, o anda bedende kalabilmektir. Eller çalışırken zihin susar.

Bu tür yavaş üretim anları, ebeveyn-çocuk ilişkisinde de derinlik yaratır. Yan yana, konuşmadan, sadece üretmek… Bazen en güçlü bağlar kelimeler olmadan kurulur. Kil kurur, şekil kalır; ama asıl iz, birlikte geçirilen o yavaş zamanda bırakılır.

 
 
bottom of page